Celcelûtiye

Celcelutiye duası, tesir alanı oldukça geniş bir duadır. Peygamberimize (s.a.v.) Cebrail (as) tarafından indirilmiş olan, içerisinde İsm-i Azam’ı barındıran, Hz Ali tarafından Süryanice “bedi” anlamına gelen Celcelutiye adıyla, cifir ilmine göre tarih düşülerek, Süryanice nazmedilmiş ve kaside haline getirilmiş. Bir isimler hazinesi olduğu söylenebilir. Allah’ın rahmetine vesile olmasıyla rahmet hazinesi ya da Cennet hazinesi de denilebilir. Yüce Rabbimizin en büyük ismi İsm-i Azam bu duada gizlenmiştir. Bu yüzden duayı okuyan ve Allah’a sığınan kişiye, dünya ve ahirette müjdeler ve kolaylıklar, bereketler sunulmuştur. Bu duanın yolundan gidenlere bazı sırlar açıklanmış, perdeler aralanmıştır.

Celcelutiye duasının  bazı faziletleri

  • Kuraklığa karşı 31 defa okunmalıdır.
  • Ateş ve yangından korunmak için 7 defa okuyarak, ateşe üflenmelidir.
  • Denizde olan fırtınaya karşı 31 defa okunmalıdır.
  • Korktuğun kişilerden olan isteklere karşı, Pazar sabahı vefki yazılarak taşınmalıdır.
  • Sevgi ve hürmet için Pazartesi günü misk, safran ve gülsuyu ile vefki yapılarak taşınmalıdır.
  • Silah tesirinden korunmak için, Salı günü öğlen yazılıp taşınmalıdır.
  • Düşman şerrinden ve dilinden korunmak için, Çarşamba güneş doğmadan yazılarak, taşınmalıdır.
  • Ticaretin iyi olması için, Perşembe beyaz bir beze yazılarak, taşınmalıdır.
  • Zenginlik için, Cuma yazılarak, karanfil ile tütsülemelidir.
  • Hastalıklardan korunmak için, Cumartesi günü sabahleyin mavi mürekkeple yazılmalıdır.
  • Yeni bir kaseye vefki yazılarak, temiz su konur. Bu yemek öncesinde içildiğinde bütün dertlere deva olur.
  • Borçtan kurtulmak için, gülsuyu, zafiran ve miskle yazılıp taşınmalıdır.
  • Hamileler taşırsa, çok kolay doğum yaparlar.

Celcelutiye duası

“Bede’tü bibismillehi ruhi bihi nehtedet. İle keşfi esrarin bibatinihi intavet.

Ve salleyte fişşani ala hayrü halkihi. Muhammedin men zahaddalalete velğalet.

İlahi lekad aksemtü biismike daiyen. Biacin ehvecin celcelutin helhelet.

Seeltüke bil ismil azami gadruhü. Ve yessir umri ye elihi bisalmehet.

Ve ye hayyü ye gayyumu ed’üke racian. Bievin eyucin celceliyyütin helhelet.

Bisamsamin tamtamin ve ye hayra bezi hin. Bimihrasi mihrasi mihrasin bihin neru uhdimet.

Biacin ehucin ya ilahi muhevvicin. Ve ya celcelutin bil icabeti helhelet.

Lituhyi hayatel kalbi min denesin bihi. Bigayyumin gamessiru fihi ve eşragat.

Aleyye ziyaun minbeverigi nurihi. Feleha ale veçhi senaün ve ebragat.

Ve subbe ale kalbi şeabibu rahmetin. Bihikmeti mevlanel kerimi feentagat

Ehatat bihil enveru min külli canibin. Ve heybetü mevlenel azimi bina alet.

Fe Sübhaneke’llahümme ye hayra bariin. Ve ye hayra hallagin ve ekramel men beat.

Febelliğini gasdi ve külle meraribi. Bihaggi hurüfin bilhicai tecemmeat.

Bisırrı hurüfin üdiat fi azimeti. Binüri nüri senail ismi verrühi gad alet.

Efizli min’el envari ya Rabbi feyzuhü. Bissirri ve ahya meyyiti kalbi bisalsalat.

Ele ve elbisenni heybeten ve celaleten. Ve küffe yedel a’dai anni bi ğalmehet.

Ele ve ahcübenni min adüvvin ve hasidin. Bi hakkı şemahın eşmehın sellemet semet.

Bi nüri celalin bazihın ve şerantahın. Bi kuddüsin berkütin bihiz zulmatüncelet.

Ele vakdı ya Rabbahü bin nüri haceti. Bi nüri eşmehin celya serian kadınkadat.

Biyadin ve yayühin nemühin asaliyen. Ve ya aliyen yessir ümuri bi saysalet.

Ve amnahni ya zel celali kerameten. Bi esrari ilmin ya haliymü bikencelet.

Ve hallısni min külli hevlin ve şiddetin. Eya cabiral kalbil kesiyri minel habet.

Ve ahrisni ya zelcelali bi kafi kün. Bi nassı hakıymı katııs sırri asbelet.

Ve sellim bi bahrin ve a’tıni hayra berriha. Fe ente melazi vel kürubi bikencelet.

Ve subbe aleyyer rizka sabbate rahmetin. Fe ente racaul alemiyne velev tağat.

Ve asmim v ebkim sümme a’mi adüvvena. Ve ahrıshüm ya zelcelali bi havsemet.

Ve fi havsemin mea devsemin mea devsemin ve berasemin. Tehassantü bil isnil azıymi minelğalet.

Ve a’tıf kulübel aleymiyne bi eshira. Aleyye ve elbisenni kabulen bi şelmehet.

Ve yessir umürana ya ilahi ve a’tına. Minel ızzi vel ulya bi şemhın ve eşhamet.

Ve esbil eleynes setra veşfi kulübena. Fe ente şifaün lil kulübi minel ğaset.

Ve barik lenallahümme fi cem’ı kesbina. Ve hülle uküdel usri biyayühin irtehat.

Biyahin ve yayühin ya hayra bazihın. Ve ya men lenelerzaku min cüdihi nemet.

Nehruddü bikel a’dae min külli vichetin. Ve bil ismi termihim minel bu’di bişşetet.

Ve ahzilhüm ya zelcelali bi fadli men. İleyhi seat dabbül felati ve kad şeket.

Fe ente recai ya ilahi ve seyyidi. Fe fülle lemimel ceyşi in rame bi adet.

Ve küffe cemiyal mudırrine keydehüm. Ve anni bi aksamike hatmen ve ma havet.

Fe ya hayra mes’ulin ve ekramel men a’ta. Ve ya hayra me’mulin ila ümmetin halet.

Ekıd kevkebi bil ismi buran ve behceten. Meded dehri vel eyyami ya nuru celcelet.

Biacin ahucin celemhucin celaletin. Celilin celcelutin cemahin temehracet.

Bi ta’dadi ebrumin ve simrazi ebramin. Ve behrati tibrizin ve ümmin teberreket.

Tükadü siracün nuri sirran beyaneten. Tükadü siracüs sürci sirran tenevverat.

Bi nuri celalin bazıhın ve şerantahın. Bi kuddüsi berkütin bihin naru uhmidet.

Biyahin ve yayühin nümuhin esaliyen. Bi tamtamin mihraşin li naril ıda semet.

Bi halin ehilin şel’ın şel’ubin şaliın. Tahiyyın tahubin taytahübin tayyatahet.

Enühın bi yemlühın ve ebruhın uksimet. Bi temliyhı ayatin şemuhın teşemmehat.

Ebaziha beyzühın ve zeymühın ba’deha. Hamaruhı yeşrühın bi şerhın teşemmehat.

Bi belhın ve simyanin ve bazuhın ba’deha. Bi zeymühın eşmühın bihil kevnu ummirat.

Bi şelmehatin akbil düai ve kün meıy. Ve kün li minel a’dai hasbi fe kad beğat. 

Fe ya şemhasa ya şemhasa ente şemleha. Ve ya aytala hatlür riyahı tehalhalet.

Bikel havlü ves savlüs şedidu li men eta. Libabi cenabike velteca zulmetüncelet.

Bi taha ve yasin ve tasin kün lena. Bi tasim mimin lis seadetıkbelet.

Ve kafin ve kayain ve aynin ve sadiha. Kifayetüna min külli aynin bina havet.

Bi hamime aynin sümme sinin ve kafiha. Himayetüna minhel cibalü tezelzelet.

Bi kafin ve nunin sümme hamimin ba’deha. Ve fi süretid dühani sirran kad uhkimet.

Bi elifin ve lamin ven nisa ve uküdiha. Ve fi suretil en’ami ven nuri nüvvirat.

Ve elifin ve lamin sümme rain bi sirriha. Alevtü bi nuril ismi min külli ma cenet.

Ve elifin ve lamin sümme mimin ve raiha. İla mecmeil ervahi ver ruhi kad alet.

Bi sirri havamimil kitabi cemiıha. Aleyke bi fadlin nuri ya nuru uksimet.

Bi amme abese ven nazıati ve tarikın. Ve fi vessemai zatil bürucı ve zülzilet.

Bi hakkı tebareke sümme nünin ve salin. Ve fi süretit tahmizi veş şemsi küvvirat.

Ve bizzariyatiz zerri ven necmi iz heva. Ve bikterabet liyel ümuru tekarrabet.

Ve fi süveril kur’ani hizben ve ayeten. Adede ma karael kari ve ma kad tenezzelet.

Fe es’elüke ya mevlaye fi fadikellezi. Ala külli ma enzelte kütben tefaddalet.

Bi ahiyyen şerahiyyen ezunayi sabvetin. Asbavüsin ali şeddaye aksemtü bi taytağat.

Bi sirri büduhın ekhezetin betadin zehecin. Bivahil veha bil fethi ven nasri esreat.

Bi nuri feceşin mea sazhazin ya seyyidi. Ve bil ayetil kübra eminni minel fecet.

Bi hakkı fekacin mea mahmetin ya ilahena. Bi esmaikel hüsna ecirni mineş şefet.

Hurufün li behramin alet ve teşamehat. Ve ismi asa musa bihiz zulmetün celet.

Tevesseltü ya rabbi ileyke bi sirriha. Tevessüle zi züllin bihin nasühtedet.

Hurufün bi ma’naha lehel fadlü şürrifet. Meden dehri vel eyyami ya rabbinhanet.

Deavtüke ya Allahü hakkan ve inneni. Tevesseltü bil ayati cem’an i ma havet.

Fetilke hurüfün nuri fecma havassaha. Ve hakkık meaniha bihil hayrü tümmimet.

Vahdurni avnen hadimen müsehharan. Tuheymefyailü bihil kürbetüncelet.

Fe sehhir li fiha hadimen yütıy’uni. Bi fadli hurufi ümmil kitabi ve ma telet.

Ve es’elüke ya mevlaye fismikellezi. Bihi iza düiye cem’ul ümuri teyesserat.

İlahi ferham da’fi vağfirli zelleti. Bi ma’kad deatkel enbiyau ve tevesselet.

Eya halikıy ya seyyidi ıkdı haceti. İleyke ümuri ya ilahi tesellemet.

Tevesseltü ya Rabbi ileyke bi ahmeda. Ve esmaikel husnelleti hiye cümmiat.

Fe cüd va’fü vasfah ya ilahi bi tevbetin. Ala abdikel mikini min nazratin abet.

Ve veffıkni lil hayri ves sıdkı vettüka. Ve eskinennil firdevse mea firkatin alet.

Ve kün bi raufen fi hayati ve ba’de ma. Emütu ve elka zulmetel kabrin celet.

Ve fil haşri beyyıd ya ilahi sahifeti. Ve sekkıl mevazini bi lutfike in eraddet.

Ve cevvizni haddes sıratı mühervilen. Vahmini min harri narin ve ma havet.

Ve samihi min külli zenbin ceneytühü.

. Vağfir hatıy’atiyel izame ve in alet.

Feye hamilel ismillezi celle gadruhü. Teveffe bihi küllel umüri tesellemet.

Fegatil vele tehşe veharib ve le tehaf. Vedus külle ardin bil vuhuşi teammerat.

Ve egbil vele tehrab ve hasim men teşeü. Ve le tehşe be’sen lil mulüki velev havet.

Fele hayyetün tehşe vele agrabun tera. Ve le esedün ye’ti ileyke bihemhemet.

Ve le tehşe min seyfin ve le tağni hançerin. Ve le tehşe min rumhin ve le şerrin eshemet. 

Ceza men karae haza şefaatü ahmeda. Ve yuhşerru fil cennati mea hürin huffifet.

Va’lem bi ennel Mustafa hayrü mürselin. Ve efdalü halkıllahi men kad teferrakat.

Ve saddır bihi cahihi külle hacetin. Ve selhü li key tencüve minel cevri vettağat.

Ve salli ilahi külle yevmin ve saatin. Alel mustafel muhtari ma nesmetün semet.

Ve salli alel muhtari vel ali küllihim. Ke addi nebatil erdı ver rıyhı ma serat.

Ve salli salaten temleül erda ves semae. Kevebli ğamamin ma’ruüdun tecelcelet.

Fe yekfike ennellahe salla bi nefsihi. Ve emlakehü sallet aleyhi ve sellemet.

Ve sellim aleyhi daimen mütevessilen. Meded dehri vel eyyami ma şemsun eşrakat. 

Ve sellim alel athari min ali haşimin. Adede ma haccel hacicu ve sellemet.

Verda ya ilahi an ebi bekrin mea umera. Verda ala osmane mea hayderis sebet.

Kezal alü vel ashabü cem’an cemiuhüm. Meal evliyai ves salihıyne ve ma havet.

Mekalü aliyyin vebni amni Muhammedin. Ve sirru alümin lil halaikı cümmiat.”

Celcelutiye duası meali

“Bismillah ile başladım, ruhum, O’nun sayesinde besmele içinde saklı olan çok sırlar keşfetti.
İkincisinde O’nun yarattıklarından en hayırlısı Hz Muhammed’e salavat getirdim. O Muhammed ki, dünyadaki bütün yanlışları gidermiştir.

Ey ilahım, Senin isminle dua ettim. Her zaman açık olan ve giderek parlayan Ehad ve Bedi isimlerinle Sana yalvarıyorum.

Kadri ve şanı yüce olan isminle Senden istedim. Ey güçlü kadir Allah’ım, Sen bütün işlerimi kolaylaştır.

.Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım, umut ederek daima Sana yalvarıyorum. Ehad ve Bedi isimlerini şefaatçi yapıp yüksek sesle bağırarak Sana yalvarıyorum.

Denizin ortasında vurulmuş kılıç gibi isimlerinle, ey yaratanların en hayırlısı Allah’ım, olayları yönlendiren, savaşla barışı sağlayan isimlerinle Sana yalvarıyorum, bu fitne ateşi söndürülsün!

Ey İlahim, her işe her derde hemen müdahale eden, süratle icabet eden Allah, Ehad ve Bedi isimlerinle yalvarıyorum.

Kalbin hayatını canlandırasın, ondaki kirleri temizleyesin. Kayyumiyetinle onu ayakta tut, kayyumiyet sırrı onda her zaman kalsın, daima parlasın.

Bu Hayy ve Kayyum nurunun şimşeklerinden bir ziya üstüme parladı, kalbime bir parıltı geldi, şimşek çaktı.

Bu Hayy ve Kayyum nurunun şimşeklerinden bir ziya üstüme parladı, kalbime bir parıltı geldi, şimşek çaktı.

Ve kalbimin üstüne rahmet sağanakları döküldü. Kerim olan Mevla’mız Allah’ın hikmetiyle, Ve bu biçimde, bu rahmet, hikmet, kerem hakikatleri konuştular.

Bundan sonra her taraftan nurlar beni kuşattı. Ve büyük olan sahibimiz Allah’ın azameti bizi yüceltti.

Allah’ım Seni tenzih ederim, Sen yaratanların en hayırlısı, Ve çok mükemmel yaratansın. Biat yapanların en iyisisin!

Allah’ım beni amacıma ulaştır, bütün ihtiyaçlarımı gider. Hece harfleri biçiminde toplanan Huruf-u Mukattaa hakkı için..

Muskama emanet olan harflerin sırrı hürmetine, İsimlerinin nuru parlaklığı hürmetine, yüce Ruhların hürmetine.

Bana nurlardan daha parlak bir feyiz üzerime akıt, Nur isminle kalbimin ölmüşlüğünü dirilt!

Ne olur heybetinle üzerime bir heykel, celal giydir, düşmanlarıma el çektir.

Kadri yüce, aziz isimlerinin hürmetine beni düşmanlardan, hasetçilerden koru.

Bunu Rauf, Celal, Kudüs, Münezzeh ve Rahim isimlerinin nuruyla ihsan et.

Ey Rabbim! O nurla ihtiyaçlarımı gider. Selam Hayy isimlerinle hacetimi süratle yerine getir.

Ma’bud, Hu, Samed ve Şehid isimlerinin hürmetine, Kafi isminle işlerime kolaylık ihsan et.

Ey Celal sahibi! Ey Halim! Senin yardımınla açılan ilmin sırrıyla bana ikram et!

Sıraları kesin inkişaf etmiş olan Kuran-ı Hakim’in açık ve nurani ifadeleriyle beni korkulardan ve sıkıntıdan koru!

Ey Celal sahibi ey kırk gönlü üzüntüden kurtarıp saran! Kaf hürmetine beni koru!

Tehlikeler içinde beni güvende kıl, buradan beni hayırlı selametine çıkar! Benim sığınağım sensin ve sıkıntılar sadece seninle ortadan kalkar.

Rahmetin olan yağmurunu üzerime yağdırır gibi rızık yağdır üzerime. Günahları fazla işleseler de, alemlerin umudu sensin.

Ey Celal sahibi! Basir isminle düşmanlarımızı dilsiz, sağır, kör ve konuşamaz et.

Alim ve Gani ismi şeriflerinle birlikte Sabur ismine sığınarak, yanlışlardan, hatalardan korunurum.

Bütün mahlukatın gönlünü lütfunla bana çevir. Fettah isminle maklubiyet elbisesini bana giydir.

Ya İlahi! Selam isminle işlerimizi kolaylaştır, bize yücelik ver.

Üstümüze af örtüsü geçir, kalplerimize şifa ver.

Hu isminle rızkımıza bereket ihsan et, güçlükleri çöz.

Ey Mabud, ya Hu, Ya hayre’l bizim için cömertliğinle rızıklar sun.

Düşmanları senin yardımınla def ederiz.

Ey Celal sahibi! Hz Muhammed’in hürmetine onları yüzüstü terk et.

Ya ilahi! benim ümidim sadece sensin. Beni tahrik edenleri dağıt.

Kesin yeminlerin hürmetine zararlı olanların tuzaklarını benden uzak tut.

Ey ihsanda bulunanların, dilekte bulunanların, ümit kapılarının en değerlisi.

Ey ilmiyle nüfuz eden Nur! yıldızımı nurlu kıl, parlamaya devam ettir.

Nurun kandili gizli açık bir şekilde tutuşturur. Kandiller kandili gizli nurlanır.

İzzet sahibi, celal sahibi mukaddes olan Rahim’in nuruyla küfrün ateşini söndürülür.

Ma’bud, Samed, Hu Cebbar ve Halim Zatın yardımıyla düşmanların ateşi bastırılacak.

Gerçek Ma’bud Hak olan, hakkı gerçekleştiren Cemil, Mucib ve Vedud olan Zatın yardımıyla insanlara sevdirecektir.

Hak imi hürmetine duamı kabul et, benim yanımda ol, düşmanlarıma kafi ol.

Ey Rahman olan Allah’ım! Sen Hak Ma’budsun! Fırtınalar arka arkaya kopmaktadır.

Kafirlerden korunmak için, düşmanlara hücum etmek için senin yardımın gerek, Sana sığınan kimsenin karanlığı yok olur.

Ta Ha, Ya Sin, Ta Sin ve Ta Sin Mim surelerinin hürmetine saadete ermek için bize yardımcı ol.

Kaf Ha Ya Ayn ile bizleri kuşatan kem gözlerden koru.

Ha Mim Ayn Sin Kaf süresi bizim koruyucu sığınağımız olsun, karşısında dağlar bile sarsılsın.

Kaf, Nun ve Ha Mim sureleri hürmetine himayeni gerçekleştir. Duhan suresinde muhkem kılınan bir sır var.

Elif Lam ile başlayan sureler Maide, Nisa, En’am ve Nur suresi hürmetine..

Elif Lam Ra ile başlayan surelerin sırrı ve İsmi Azam’ın nuruyla, işlediğim günahlardan vazgeçtim.

Elif Lam im Ra suresiyle (Rad) melekler, ruhaniler meclisine yükseldim.

Amme, Abese, Tarik, Naziat, Ve’s Semai Zatilburuci ve Zilzal surelerinin hürmetine.

Tebareke, Nun, Seele, Sailün, Tehmiz, Ize’ş Şemsu Kuvirat surelerinin hakkı için.

Zariyat, Kamer, Necm surelerinin hürmetine işlerimi kolaylaştır.

Hizb hizb, ayet ayet okudukları, inmiş olan Kuran surelerinin hürmetine.

Ey Mevla’m! Kitap indirdiğin peygamberlere ihsanda bulunduğun fazlını diliyorum.

Harfler Merih yıldızı gibi yüksektir. Asa’yi Musa ismiyle karanlıklar kaybolur.

Bunların sırrını şefaatçi ederek, Senden niyaz ediyorum. İnsanların kendisiyle doğru yolu bulduğu tevazu sahibi birinin tevessülü olsun.

Ey merhametli Rabbim! Bu harfler öyledir ki, manalarıyla zamanlar boyu üstlerine üstünlük bahşedilmiş ve yüceltilmiştir.

Ey Allah’ım! Bütün ayetler ve içerikleriyle Sana tevessülde bulunup yalvardım.

Onlar nur harfleridir. Onların meziyetlerini toplayarak, manalarını gerçekleştir. Her hayır onlarla tamamlanır.

Bana itaat eden bir yardımcı gönder. Sıkıntım onunla kalksın.

Fatiha suresi ve sonrasında gelen surelerin hürmetine bana itaat eden hizmetçi kıl.

Ey Mevla’m! Kendisiyle çağrıldığında işleri kolaylaştıran ismi azamınla sana yalvarıyorum.

Kendilerine şefaatçi kıldığın peygamberlerin hürmetine güçsüzlüğüme merhamet et, günahlarımı bağışla.

Ey Efendim! ihtiyacımı yerine getir, işlerimi sana havale ediyorum.

Senin güzel isimlerini niyaz ederek, Senden niyaz ediyorum.

Bütün hatalarımdan tövbe etmeyi şu kuluna lütfet!

Beni ihlas, hayır ve takvayla muvaffak et, merhametli ol.

Ya ilahi! Mahşerde amel defterimi ak eyle, sevaplarımı ağırlaştır.

Beni Sırat köprüsünden koşarak geçir, Cehennem ateşinden koru.

İşlediğim tüm günahlardan beni affet, büyükte olsa günahlarımı bağışla ya rabbim!

Ey yüce ismi taşıyan! Bütün tehlikelerden kurtuldun, selamete erdin.

Savaş, çekinme, korkma! Vahşi hayvanlarla olan yerlere korkmadan gir.

Saldır, kaçma! İstediğin düşmanla mücadele et, kimseden korkma.

Ne yılandan, ne akrepten, ne de aslandan korkma.

Ne kılıç, ne hançer, ne de mızrak hiç bir tehlikeden korkma.

Bunu okuyana mükafat Hz Muhammed şefaati olacaktır.

Bil ki, Muhammed en üstün peygamberdir, Allah’ın yeryüzündeki en faziletli kuludur.

Her dileğinin başında onu an, her şeyden kurtul.

Ya ilahi! Her zaman ona salavat getir.

Ona kıyamete kadar esecek rüzgar kadar salat eyle!

Gökyüzünden ine yağmur kadar, şimşekler kadar salat eyle!

Allah’ın, meleklerinin ona salat ve selam getirmesi sana yeter.

Sen yıllar devam ettikçe sürekli şefaatini dileyerek, ona salat getir.

Haşim oğullarından, hacılar Kabe’yi ziyaret edip, onu selamladıkça şefaat dile, salat getir.

Ya ilahi! Hz Ebu Bekir, Ömer, Hz Osman ve Haydar’dan razı ol!

Bütün ashabından, Salihlerden herkesten razı ol!

Bu Hz Muhammed’in amcasının oğlu Hz Ali’nin sözleridir. Onda ilimlerin özü ve sırrı toplanmıştır.”

Celcelutiye duası vahiy midir; kaynakları nedir?

Cevap 1:

Hz. Peygamber (asm)’e gelen vahiy, biri sarih/açık vahiy, diğeri zımnî/gizli vahiy olmak üzere iki çeşittir.

Sarih Vahiy: Bu çeşit vahiy, doğrudan doğruya Allah’tan geldiği için, Hz. Peygamber (asm)’in onda hiç bir müdahalesi yoktur. O, bu hususta sadece bir tebliğci veya bir tercümandır. Bu sarîh vahiy iki şekilde ortaya çıkmıştır:

a. Kur’an-ı Kerim: Hz. Peygamber (asm)’in buradaki görevi, sırf tebliğden ibarettir.

b. Kudsî hadisler: Mânası Allah tarafından ilkâ edilen bu çeşit vahiyler konusunda da Hz. Peygamber (asm)’in görevi sadece tercümanlıktır.

Zımnî Vahiy: Zımnî vahiylerde söz konusu olan her hangi bir husus, özet halinde gelir ve genel hatlarıyla vahiy ve ilhama dayanır. Konunun tasviri, şekillendirilmesi, detaylarla ilgili açıklanması ise, Hz. Peygamber (asm)’e bırakılır. Hz. Peygamber (asm), vahy-i zımnî ile gelen hususları bazen ilhamla, bazen vahiyle, bazen de kendi feraset ve içtihadıyla açıklar. (Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, s.86)

Celcelutiye kasidesinin kendisi değil, onun aslını teşkil eden muhtevası itibariyle bir kudsi hadis gibi veya zımnî bir vahiy olarak telakki edilebilir. Bu tür vahiylerin Kur’an’da yeri yoktur.

Cevap 2:

Aslî muhtevası itibariyle zımnî bir vahiy olarak telakki edilen Celceltuye’yi, Hz. Ali (ra) şerh edip açıklayarak manzum bir kaside halinde düzenlemiştir. Kasidenin kendisi Arapça’dır ve Arapça kaside sitilinde tanzim edilmiş, ancak Allah’ın bazı isimleri ve diğer bir takım sözcükler Süryanîce’dir. Bunun bir çok hikmeti olabilir:

Evvela, âlimlerin birldirdiğine göre, Celcelutiye, engin bir kapsama sahip sırları ihtiva eden ve ism-i azam sırrını taşıyan bir kasidedir. Daha önce İbranîce ve Süryanîce konuşan bir çok peygamber bu kasidenin aslî muhtevasıyla münacatta bulunmuş ve o sayede değişik sıkıntılardan kurtulmuşlardır.(bk. Gümüşhanevî, Mecmuatu’l-Ahzab, Şazelî bölümü, s. 508-525). Hz. Ali (ra) de bu muhtevayı tanzim ederken eski peygamberlerin hatırasını yad etmek maksadıyla Süryanîce sözcükler kullanmış olabilir.

İkincisi; Bu sırlı ve ism-i azam sırrını taşıyan bu kasideyle ehil olanların dikkatini çekmiş ve bazı sırları onlarla paylaşmış olabilir.

İmam Gazalî, hocası İmam Nureddin el-Isfahanî, İmam Ahmed el-Bunî ve Şeyh Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî’ye göre, Celcelutiye kasidesinin aslı vahiydir. Zahir ve batın ilimlerinin ünlü üstadları olan bu alimlerin kanaatlerine iştirak etmek ve onların bilgi ve beyanlarına itimat etmekte -ilmen ve dinen-bir sakınca görmemekteyiz. Ancak bu kasidenin aslının vahiy olduğuna inanmamak da, inanmak da, kişiyi dinen bir sorumluluk altına sokmaz.

Cevap 3:

Celcelûtiye, Hz. Resul-i Ekrem’in (asm) derslerine istinaden, Hazret-i Ali (ra) tarafindan te’lif edilen Süryanice bir kasidedir. Esas manasi bedi’ demektir. Mecmuat-ül Ahzab’ın birinci cildinde yer almaktadır. Bediüzzaman, Gazali gibi çok imamların Celcelûtiye’yi şerh ettiklerini söylemiştir. Konu ile ilgili bir çok kitap mevcuttur.

İmam Gazali’nin celecelutiye şerhi, Ziyaaddin Gümüşhanevî Hazretlerinin derlediği Mecmuatu’l-Ahzap adlı eserinin “Şazelî” adlı cildin 508. sayfasından itibaren başlar. Ancak bu şerhler, kelimelerin açıklamasından ziyade kasidede yer alan beyitlerin hassalarını açıklayan bir mahiyettedir. Süryani kelimelerden az bir kısmının anlamı verilmiştir.

Celcelutiye’nin kendisi ise, aynı cildin, 499-531 sayfaları arasında yer almaktadır. Kasidedeki bütün beyitlerin altında onların ebced değerleri de yazılmaktadır.

Hazret-i Ali (ra) tarafından Celcelutiye adıyla ve cifir ilmine göre bir çok tarih de düşürülerek Süryani diliyle nazmedilmiş ve kaside haline getirilmiştir. Yüksek ve tesirli bir duadır. Bir isimler hazinesidir. Allah`ın rahmetini celb etmesi hasebiyle bir rahmet hazinesi veya bir cennet hazinesi demek de mümkündür. Allah`ın en büyük ismi olan ism-i a’zam bu duanın içerisinde gizlenmiş olduğundan, bu duayı okuyarak Allah`a sığınan kimsenin, dünya ve ahiret işlerinde çok kolaylıklar ve bereketler göreceği müjdelenmiştir.

İmam-ı Gazali Hazretleri nakleder ki:

Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendimiz`e (asm) dedi ki:

“Ya Muhammed! Rabb`in sana selam ediyor ve selamın en mükerremini sana tahsis buyuruyor. Sana bu hediyeyi ihsan buyurdu.”

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm): “Ey kardeşim Cebrail! Bu hediye nedir?” dedi.

Cebrail Aleyhisselam: “Bu hediye, içinde İsm-i Azam ile en kapsamlı kasem bulunan büyük duadır.” diye cevap verdi.

Peygamber Efendimiz (asm): “Ey kardeşim Cebrail! Bu duanın adı nedir? Keyfiyeti nasıldır?” diye sordu.

Cebrail Aleyhisselam dedi ki: “Ya Muhammed! Bu duanın adı Bedi`dir (Celcelutiye). İçinde en yüksek kasem ve İsm-i Azam vardır. O İsm-i Azam ki:

1. Arş-ı Ala`nın kenarına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Allah`ın arşını taşıyan melekler bu arşı kaldıramazlardı!

2. Güneşin kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, güneşin ışığı ve nuru olmazdı!

3. Ay`ın kalbine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, ay ışık veremezdi.

4. Cebrail Aleyhisselam`ın kanadına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, Hazret-i Cebrail yer yüzüne inemez, semaya çıkamazdı!

5. Mikail Aleyhisselam`ın başına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı yağmurlar ve damlalar ona itaat etmezlerdi.

6. İsrafil Aleyhisselam`ın alnına yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı sur üfleyemezdi.

7. Azrail Aleyhisselam`ın elinin üzerine yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, mahlukatın canlarını alamazdı.

8. Yedi kat göklere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı gökler yükselemezdi.

9. Yedi kat yerlere yazılmıştır. Eğer yazılmış olmasaydı, yedi kat yerler, şimdi olduğu gibi sabit olmazdı! Bu ismi Adem Aleyhisselam okumuştur(İmam-ı Gazali, Celcelutiye, s.561)”

Cevap 4:

Celcelutiye Duası

“Bede’tü bibismillahi ruhi bihi nehtedet
Ila keşfi esrarin bibatinihi intavet”

“Ve salleytü fişşani ala hayrı halkihi
Muahmmedin men zahaddalalete velğalet”

“Ilahi lekad aksemtü biismike daiyen
Biacin ehvecin celcelutin helhelet”

“Efizli min’el envari ya rabbi feyzuhü
Bissirri ve ahya meyyiti kalbi bisalsalat”

“Linuhyi hayătel kalbi min densin feyzuhü
Bikayyumin kămessirru fîhi feeşrekat”

“Ve subbe ală kalbi şeăbiybe rahmetin
Bihikmeti mevlănel aziymi binăalet”

“Fesübhăneke Allahümme yă hayre hălikin
Veya hayre hallăkin ve ekreme ben beat”

“Tübelliğuni kasdi ve küllü măribi
Binuri senail ismi verruhi kad alet”

“Ifdi li minel envâri feyzate menzilin
Aleyye ve ahyâ meyyiti kalbi bağlemehet”

“Elâ ve elbisni heybeten ve celâleten
Ve feffe yedel a’dâi anni bitaytağat”

“Ela vahcubnî min adüvvin ve hâsidin
Bi hakkı şemâhın eşbehin selemet semet”

“Elâ vakdi yâ rabbâhü binnuri hâcetî
Ve yessir ümurî ba’de usrin kad inkadat”

“Ve hallısni min külli hevlin ve şiddetin
Bineassin hakîmin katiussirri esbelet”

“Ve selleme bibahrin va’tini hayre berrihâ
Vesbel aleyyessetre ve esfi minel ğalet.”

“Ve asmim ve ebkim sümme a’mâ adüvvünâ
Vâharesi yâ zelcelâli bihavsemet”

“Ve fî havsem mea devsem ve berasem
Tehasnet bil’ismi aziymi minel ğalet”

“Ve ellif kulûbel âlemiyne biesrihâ
Aleyye ve elbisnîl kabûle bişelhemet”

“Ve âhrisni ya zelcelâli bikâfi kemen
Ve besrin ümûri bihurmeti taytağat”

“Ve ahzilhüm yâ zelcelâli bifazli men
Ileyhi sehat daben elfelâti ve şettet”

“Ve bârik lenâ Allahümme fî külli kesbenâ
Ve halle ukûdel usri ya yûhirtecet”

“Feyâhü ve yâyûhü ve yâ hayre bâriin
Ve yâ men lenel erzâke min cûdihi nümet.”

“Nerüddü bikel a’dâe ve seyyidî
Ve bil’ismi nermiyhim minel büdi bişşetet”

“Feente ricaî ya ilâhi ve seyyidî
Fekul limîmil ceysi in rame bî ğalet”

“Feyâ hayre mes’ûlün ve ekrim men atâ
Veya hayre me’mûlin ilû ümmetin halet”

Celcelutiye Kasidesi Tercümesi

Bismillahirrahmanirrahim

1. “Bismillah ile başladım; ruhum, O’nun sayesinde o besmele içinde saklı olan çok sırları keşfetti.”

2. “İkincisinde O’nun yarattıklarının en hayırlısı olan Hz. Muhammed’e salavat getirdim. O Muhammed ki (dünyadan) bütün dalalet ve yanlışlıkları gidermiştir.”

3. “Ey İlâhım, Senin ismine dayanarak dua ettim. Hep açık olan ve gittikçe parlayan Ehad ve Bedi’ isimlerinle sana yalvarıyorum.”

4. “Kadîr ve şanı yüce olan isminle senden istedim. Ey güçlü (kadîr) Allah’ım, sen işlerimi kolaylaştır.”

5. “Ey Hayy ve Kayyûm olan Allah’ım, daima, umut ederek sana yalvarıyorum. Ehad ve Bedi’ isimlerini şefaatçi yaparak yüksek sesle bağırıp sana yalvarıyorum.”

6- “Denizin ortasına vurulan kılıç gibi olan isimlerinle ey yaratanların en hayırlısı olan Allah’ım; hadiseleri yönlendiren, savaş ve barışı sağlayan isimlerinle sana yalvarıyorum ki, bu fitne ateşi söndürülsün!”

7. “Ey İlâhım, her derde, her işe ânında müdahale eden ve süratli bir şekilde icabet eden Allah, Ehad ve Bedi’ isimlerinle sana yalvarıyorum.”

8. “Ki kalbin hayatını canlandırasın, yani ondaki kirleri gideresin. Kayyûmiyetinle onu ayakta tutasın, o kayyûmiyet sırrı onda hep var kalsın, ve daima parlasın.”

9. “Bu Hayy ve Kayyûm nûrunun çok şimşeklerinden bir ziya üzerime parladı, yüzüme (kalbime) bir parıltı geldi ve şimşek çaktı.”

10. “Ve kalbimin üzerine rahmet sağanakları döküldü. Kerîm olan, Mevlâ’mız Allah’ın hikmetiyle… Ve bu şekilde, bu rahmet, hikmet, kerem hakikatleri konuştular.”

11. “Bundan sonra her yönden nurlar beni kuşattı. Ve büyük olan sahibimiz Allah’ın haşmeti, bizi yüceltti.”

12. “Allah’ım seni tenzih ederim, sen yaratanların en hayırlısısın. Ve çok mükemmel bir şekilde çok çok yaratansın ve biat (antlaşma) yapanların en iyisisin!”

13. “Allah’ım, beni maksadıma ulaştır, bütün ihtiyaçlarımı gider. Hece harfleri seklinde toplanan Hurûf-u Mukattaa hakkı için…”

14. “Muskama emanet olarak bırakılan harflerin sırrı hürmetine; isimlerinin nûrunun parlaklığı hürmetine; yüce olan ruhların hürmetine;”

15. “Bana nurlardan parlak bir feyiz akıt; üzerime gelsin, Nûr isminle kalbimin ölülüğünü dirilt!”

16. “Ey Allah’ım, bana bir heybet ve celâl giydir. Düşmanların ellerini ilim sayesinde benden uzaklaştır.”

17. “Allah’ım, benimle her nevi düşman ve kıskançlık arasına perde koy, yüce olan ve barışı sağlayan Kadîr ve Azîz isimlerinin hürmetine!”

18. “Tecelli etmekte olan Celâl ve büyüklüğünün nûruyla; merhamet ve şefkatinle; çok çok bereketli olan Kuddüs isminle, sen bu karanlıkları aydınlığa çevir.”

19. “Ey bu milletin Rabbi olan Allah’ım, sen Nûr ile ihtiyacımı yerine getir. Öyle bir Nûr ki, tecellisi seri olur. Ve hemen iş biter.”

20. “Her bir peygamberini bir ism-i a’zama mazhar edip onları mucizelerle muvaffak ettiğin gibi, sen Kâfi isminle işlerimi kolaylaştır.” (Mucize değil de sen bana yetersin!)

21. “Ey yüce büyüklük Sahibi, sen sadece bana (ilmî) bir keramet ver; ilim esrarı bana açılsın çünkü sen bütün akılların ve zekâların sahibisin. Onlar ancak seninle açılıyorlar.” (Burada ” Halîm “ kelimesi şefkatli manasından ziyade aklı, zekâyı hikmet dairesinde kullanan ve taşkınlıklara yol vermeyen zat demektir. Ki Araplar böyle kişilere akıllı / hikmetli manasında “Halîm”derler. Bu hakikat Sabûr isminin bir nevî tecellisidir.)

22. “Beni her türlü korku ve şiddetten kurtar; esprisi, kesin olan, hikmetli bilimsel ve kuşatıcı bir söz ile…”

23. “Ey Celâl Sahibi Allah’ım, beni “kün” kef’ i ile koru, ey heybetten ve başarısızlıktan dolayı kırılan kırık kalpleri tamir eden ve onları canlandıran Allah’ım!”

24. “Bana (ilimden) bir deniz ver, ve o denizin karasının en hayırlı kısmini bana nasip et; çünkü sen benim sığınağımsın, ve bütün sıkıntılar, ancak seninle gider…”

25. “Ve üzerime rızkı rahmet seli gibi yağdır. Çünkü insanlar azsa da sen onların umudusun.”

26. “Sen düşmanlarımızı sağır, dilsiz ve kör et; (bizim ne yaptığımızı bilmesinler…) Ey güçlü Allah’ım, sen Celâl ve büyüklüğünle onları kekeme eyle!” (Millete yanlışı anlatmasınlar!)

27. “Alîm ve Ganî isimlerinle beraber Kudretinin dairesinde, Ism-i A’zam’ınla yanlış yapmaktan korundum.”

28. “Bütün insanların kalplerini üzerime cevir. Ve Selâm isminin hürmetine bana onlardan bir kabul duygusu nasip et!”

29. “Ya İlâhî işlerimi kolaylaştır, ve bize izzet ve yücelik ver. Alî ve A’lâ isimlerinin hürmetine!…”

30. “Ve üstümüze örtünü sarkıtıver; kalplerimize şifa ver; Sen, korkulardan dolayı hastalanan kalplere şifanın ta kendisisin!”

31. “Ey Allah’ım, bütün çalışmalarımızı bize bereketli kil, ve her şeyi kolaylaştıran “Hû” isminle bütün zorluk düğümlerini çöz!”

32. “Ey İlâhî, Allah, Hû, Hàyra’l-Hàlikîn isimlerinle; ve bütün rızıkların, güzelliklerin onun cömertlik hazinesinden gelişip gelen Cevad isminle sana yalvarıyorum.”

33. “Senin gücünle, her yönden gelen bütün düşmanları reddediyoruz, geri gönderiyoruz! Ve sen Ism-i A’zam’ınla, uzaktan onlara vurup, onları dağıtıyorsun!”

34. “Ya Rabbi, ya Ze’l-Celâl Allah’ım, çöl kelerinin gelip kendisine şikayette bulunduğu, Hz. Muhammed hürmetine sen o düşmanlarımızı rahmetinden mahrum et!” (Onları başarısız kıl!

35. “Ya İlâhî, umudum sensin, efendim sensin; eğer bana tam isabet edecek bir ok atmak istemişlerse, sen onların okunu yamult!” (onlara dönsün!)

36. “Ya Rabbi, kesin olan iraden ile bütün zarar verenlerin tuzaklarını ve içlerinde sakladıkları kinlerini benden çevir.”

37. “Ey kendilerinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, ve ihsan edenlerin en hayırlısı; ey umut edilenlerin en hayırlısı, Sen gelmiş geçmiş bu ümmete rahmet eyle!” (Onları başarılı kıl!)

38. “İsmi Nûr ve güzellik olan yıldızımı parlat; günler ve çağlar boyunca, ey sürekli parlayan Nûr olan Allah’ım!”

39. “Senin Allah, Ehad, …, Celâl, Celîl, Bedi’, …, isimlerin hep parlamaktadırlar.”

40. “Bütün dualara kesin cevap veren isimlerini sayarak……….” “O isimlerinin ortaya çıkıp parlamasıyla çevrenin bereketiyle…..”

41. “Nûr lambasi, tutuşturuluyor, gizlice açıklanıyor. Lambaların lambası tutuşturuluyor, gizlice aydınlanıyor.”

42. “Celâl ve Hàlik isimlerinin nûruyla; ve kibriyanla; çok bereketli olan Kuddüs ismiyle; bu fitne ateşi söndürüldü.”

43. “Allah, Hû, Samed, Cebbar, Kahhar isimleriyle ve savaş deniziyle yükselen düşmanlık ateşi söndürülecektir.”

44. “Allah, Hak, …, Cemîl, Vedûd ve Mucîb, … isimlerinin hürmetine…”

45. “Mürîd, Cemîl, Zâhir isminle taksim edilen; yüce ve yüceltilen ayetlerin (ve tefsirlerinin) şanı hürmetine…”

46. “…” ; 47. “…”; 48. “…” (1)

49. “Selâm isminle duamı kabul et ve benimle beraber ol; düşmanlara karşı bana sen kâfi gel; çünkü onlar çok azdılar.”

50. “Ey yüceler yücesi, sen gerçekten yücesin; sen gerçek Hakksın, diğer işler sadece araya giren bir rüzgar esintisi gibidir.”

51. “Senin dergahına gelen ve iltica eden bütün havl (kasdî güç) ve şiddetli saldırı, ancak seninledir ve senin bu kuvvetinle ancak zulmet dağılır.”

52. “Tâhâ, Yâsîn ve Tâsîn ile bizim için ol, mutluluğumuz için Tâ Sîn Mîm ile bize dön!”

53. “Kâf Hâ Yâ Ayn ve Sadlarıyla; bizi kuşatan her kötü gözden korunuruz!”

54. “Hâ Mîm, Ayn sonra Sîn ve Kaflarıyla; Selâm isminle her nevi kötülükten korunuruz!”

55. “Kaf ve Nûn ve onlardan sonraki Hâ Mîm ile yine korunuruz, Ve Duhansuresinde sağlam bir sır vardır.”

56. “Elif Lam ile ve Nîsâ sûresiyle ve Mâide ukùduyla; En’âm ve Nûrsurelerinde bir nur parlamıştır.”

57. “Elif Lâm sonra peşlerindeki “Ra” sırrıyla; Nûr isminle bütün (süflî) ruhanilerin üstüne çıktım.”

58. “Elif Lam sonra Mîm ve Ra’sı ile ruhların mecmaına yükseldim. Fakat gerçek Ruh çok yücedir.”

59. “Kitabın (Kur’an’ın) bütün Hâ Mîm‘ lerinin sırrıyla üzerime Nûr isminin fazlı aksın, ey bölümlere ayrılmış Nûr!

60. “Amme, Abese, Nâziat ve Târik sûrelerinle Ve’s-Semâ-i Zâti’l-Burûcve Zilzal sûrelerinde…”

61. “Tebâreke, sonra Nûn sonra Seele Sâil sûreleri hürmetine. HümezeVe’ş-Şemsi Küvvirat surelerinde…”

62. “Ve’z-Zâriyât-i Zerven, Ve’n-Necmi İzâ Hevâ, Ve İkterabet sûreleriyle bana işler yakınlaştırıldı.”

63. “Bütün Kur’an sûrelerinin içinde hizip ve ayet olarak, okuyanın okuduğu ve manen nâzil olduğu kadar sırlar vardır.”

64. “İste ey Allah’ım, senin fazlınla bu şekilde yazdırdığın üstün kitaplar hürmetine sana yalvarıyorum.”

65. (Mealen) “Rahman ve Rahim isminin tecellisiyle yeni ve harika olarak esmâ-i hüsnâna dayanılarak yazılmışlar ve Hakîm ismiyle taksim edilmişler.”

66. “… Senin esmâ-i hüsnân sırrıyla fetih ve nasrı (ilâhî yardımı) süratli netice verirler.”

67. “Kibriya ve hâkimiyetinin nuruyla ey efendim; ve Âyetü’l-Kübra ile beni ani felaketlerden emin kil!”

68. “Ey İlâhım, zuhûr ve kemalâtının hakki için ve bu şekilde odaklanan esmâ-i hüsnân ile beni dağınıklıktan kurtar…”

70. “Bunlar Nûr harfleridir. Yüce ve yüksektirler. Asâ-yı Mûsa ismiyle de karanlık dağıldı.”

71. “Ya Rabbi onun sırrıyla sana yalvarıyorum. Gayet zillet içindeki birinin yalvarışıyla… Ki; onunla insanlar hidayet buluyor…”

72. “Bu manadaki bütün kelimelerin şan ve şerefi, üstünlüğü vardır. Günler ve çağlar devam ettikçe; Ya Rabbi sen şefkat et!”

73. “Ya Rabbi, gerçekten ben Seni çağırdım; bütün ayetlerle ve ayetlerin içindekileriyle Sana yalvardım!”

74. “İşte bütün bunlar nur kelimeleridir, onların özelliklerini topla. Ve manalarını tahkik et; bütün hayır onlarla tamamlanır…”

75. “İşte Ya Rabbi, bana muahhar bir yardımcıyı daima hazır et: Allah’ın ifriti; onunla bütün sıkıntılarımı gider…”

76. “O ifrit içinde bana itaat eden bir hizmetkarı musahhar kıl; Fatiha ve peşinde gelen Kur’an hurufâtı hürmetine…”

77. “İşte Ya Rabbi, Senin o Ism-i A’zam’ınla Sana yalvarıyorum ki; onunla dua edildiği zaman bütün işler kolaylaşır.”

78. “Ya İlâhî, sen zayıflığıma acı, zellelerimi bağışla; o dua sayesinde ki, bütün peygamberler onlarla dua etmiş ve yalvarmıştır…”

79. “Ey Hàlikım, Ey Efendim, ihtiyacımı kaza et. Ya Rabbi bütün işlerim sana teslimdir…”

80. “Ya Rabbi, Hz. Muhammed’in sana olan yakınlığıyla (velayetiyle) sana yalvarıyorum; ve Onda birleşen Esmâ-i Hüsnâ’n ile Sana yalvarıyorum.”

81. “Sen cömertliğinle, af ve safhınla tövbelerimizi kabul etmekle miskin olan kuluna muamele et; beni kötü bakışlardan koru!”

82. “Beni hayra, doğruluğa ve takvaya muvaffak eyle; ve yüksek cemaat ile Firdevs Cennetine yerleştir.”

83. “Hayatımda ve öldükten sonra ve kabrin karanlıklarını üstümden atıp, nuru görünce bana şefkatle muamele et.”

84. “Ve haşirde ya İlâhî amel defterimi beyaz kıl; eğer tartılarım hafif gelirse Sen onları ağırlaştır.”

85. “Beni hızla Sırat sınırından geçir. Beni ateşin (cehennemin) ve içindekilerin sıcaklığından koru!”

86. “Ve işlediğim bütün günahlarda bana müsamaha göster. Çok çok kabarık olsa da benim bütün günahlarımı affet…”

87. “İste ey şanı yüce Ism-i A’zam’ı taşıyan! Sen tehlikeli bütün durumlardan kurtulacaksın, sonunda selamete ereceksin.”

88. “Dövüş, çekinme; savaş, korkma; vahşilerle mamur olmuş bütün her yere bas!”

89. “Karşıla, kaçma; dilediğin her düşmanla mücadele et; her yeri kuşatmış olsalar da kralların şiddetinden korkma!”

90. “Korkacağın bir yılan olmayacak; göreceğin bir akrep olmayacak; ve sallanarak sana gelen bir arslan olmayacak!”91. “Kılıçtan korkma, hançerin darbesinden korkma, mızraklardan korkma ve okların şerrinden de korkma!”

92. “İşte bunu okuyanın mükâfâtı Zât-i Ahmediye’nin şefaatidir. Ve cennetlerde saf olmuş hurilerle beraber haşrolacaktır.”

93. “Ve bil ki, Hz. Muhammed Mustafa peygamberlerin en hayırlısıdır. Ve Allah’ın dağınık (çeşit çeşit) yaratıklarının en üstünüdür.”

94. “Her ihtiyacın anında O’nun (asm) makamını kendine şefaatçi yap; Ondan iste ki zulümden ve azgınlardan kurtulasın…”

95. “Ya Rabbi, her gün ve her saat, her nesne hareket ettikçe, Sen, seçkin olan Hz. Muhammed Mustafa’ya salât ve rahmet indir.”

96. “Sen o Seçkine ve bütün ailesine salât indir; yer bitkileri ve rüzgarın esintileri kadar.”

97. “Yeri ve göğü dolduran bir salât ile Ona salavât indir. Parlayan gök gürlemeleriyle beraber, yağan bulutların yağmuru kadar…”

98. “Ey Muhammed (asm), bizzat Allah ve meleklerinin sana salât ve selam etmesi sana yeter.”

99. “Sen de daima, yalvararak O’na selam ve barış elini uzat. Güneş doğup günler ve çağlar geçtikse…”

100. “Haşim ailesinden temiz olanlara da selam et. Hacıların hac edip verdikleri selam sayısınca…”

101. “Ya İlâhî Ömer ile beraber Ebu Bekir’den razı ol; sâbit-kadem olan Haydar ile beraber Osman’dan da razı ol:”

102. “Ve böylece bütün Âl ve Ashaptan da razı ol, evliya, salihler ve içlerinde barınanlardan da razı ol…”

103. “Bu Hz. Muhammed’in amcasının oğlu olan Ali’nin makalesidir. Yaratıklarla ilgili bütün bilgi sırları ve gizli bilgiler onda toplanmıştır.”

Dipnot:

(1) Bu isimlerin meali tam bilinmemektedir. Bu üç beytin geniş izahı için bk. Nursi, Bediüzzaman, Şualar, Sekizinci Şua. Süryanî papaz Aziz Günel Bey bu üç beyte söyle meal vermiştir:

“Rahatlık buldu, kanallara girince;
Yükseldi zirveye yürüyerek çıkınca;
Kanallardan geçerken yardıydı vadileri;
Mayalanmış, büyümüş ve yükselmiş bir gelişme ile;
Şişmiş, süratli yükselmiş dağlar
Onun varlığıyla kâinat mamur olmuş.”

Selam ve dua ile…
Sorularla İslamiyet