HABEŞ HIRISTIYANLARININ PEYGAMBERIMIZ (A.S.)I HALIME HATUNUN ELINDEN ALMAYA KALKIŞMALARI

Sütannesi Halime Hatun, Peygamberimiz (a.s.)ı Medine’ye, annesine götürürken, [134] Siner vadisinde[135] Habeş Hıristiyanlarından bazı kimselere rastlamıştı. [136]

Hıristiyanlar, Halime Hatuna nereye gittiğini sordular.[137] Sonra da, Peygamberimiz (a.s.)a dikkatli dikkatli baktılar.[138] Arkasını döndürüp[139] onun iki kürek kemiği arasındaki peygamberlik hâtemine ve gözlerinin beyazındaki kırmızılığa baktılar.

Kırmızılık hakkında:

“Gözlerinden bir şikâyeti, hastalığı var mı?” diye sordular.

Halime Hatun:

“Hayır! Bu kırmızılık gözlerinden hiç ayrılmaz” dedi.[140]

Hıristiyanlar

“Biz, bunu kralımıza, ülkemize götüreceğiz. Çünkü, bunun bizimle ilgili hali, şanı vardır. Biz, onun işini biliyoruz” dediler.[141]

Hıristiyanlar, Peygamberimiz (a.s.) hakkında o kadar baskı yaptılar ki, Halime Hatun onu zorla elinden alacaklarından korkmaya başladı. Fakat, Yüce Allah onu onlardan korudu.[142]

Halime Hatun, Peygamberimiz (a.s.)ı onların ellerinden güçlükle kurtarıp[143] Hz. Âmine’nin yanına götürebildi. [144]

Hz. Âmine’ye, Peygamberimiz (a.s.) hakkında bilgi verdi. Onun uğurluluğu yüzünden gördükleri hayır ve bereketi anlattı. Habeş Hıristiyanlarının yaptıklarını da haber verdi. [145]