KÂBE’NIN PLANINDA KISALTMA VE DARALTMA YAPILIŞININ SEBEBI

Kureyşîler, Beytullah’ı yıkıp yeniden yapacaklan zaman; toplanan bağışlarla sağlanan yapı malzemesinin yetersizliği yüzünden, Beytullah’ın Hicr tarafındaki eski temelini dışarıda bırakıp duvarı biraz içeriden çekmek suretiyle, kısaltmak ve daraltmak zorunda kaldılar.[187]

Kabe’nin eski temeline göre: Şam tarafından dışarıda bırakılan ve Kabe’ye dahil bulunan Hicr kıs-mının[188] eni altı arşın, [189] veya altı arşın bir karış,[190] ya da yedi arşın[191] veya yedi arşına yakın olup; [192] Kureyşliler inşaattan artacak malzemelerle eski temel üzerinden çektirecekleri yanm daire duvarla, hem burasının Kabe’ye dahil bulunduğunu belirlemek, hem de, tavanın bu duvarın dışından yapılmasını sağlamak istediler.[193]

Kabe’nin kapısı, İbrahim (a.s.)la Cürhüm ve Amalikalar devrinden beri, yer seviyesinde idi.[194]

Kureyşliler; Beytullah’ı yeniden yapmaya kalktıkları zaman,[195] Ebu Huzeyfe b. Mugîre:

“Ey kavmim! [196] Kabe’nin kapısını yerden yüksek yapınız. [197] Zeminini de toprakla doldurunuz.[198] İçine, ne sel suları girebilsin,[199] ne de merdivensiz çıkılabilsin!

Ona, ancak sizin istediğiniz kimse girsin! İstemediğiniz kimse girmek isterse, aşağı itiveriniz!” dedi, öyle yaptılar.[200]

Bunun için, Kureyşliler, Kabe’nin kapısını dört arşın bir karış yüksekten koydular.

Kabe’nin içinden zeminini de, bu yüksekliğe kadar, toprakla doldurdular.[201]

Hz. Âişe der ki:

“Ben, Beytullah’ın içine girip orada namaz kılmayı arzu ederdim.

Resûlullah (a.s.), elimden tutup beni Hicr’e koydu ve:

‘Beytullah’a girmek istediğin zaman, Hicr’de namaz kıl!

Muhakkak ki, orası Beytullahtan bir parçadır.

Fakat, senin kavmin Kabe’yi yaptıkları zaman, kısalttılar da, orayı Beytullahtan çıkardılar’ buyur-du.[202]

‘Yâ Rasûlallah! Sen onu İbrahim’in temelleri üzerine çevirsen ya?’ dedim .[203]

Resûlullah (a.s.):

‘Eğer kavmin Cahiliye devrinden ve küfürden yeni kurtulmuş olmasaydı, Kabe’nin birikmiş malını Allah için harcarda, kapısını yerden yapar, Hicr’de bırakılmış olan kısmını ona katardım.[204]

Kabe’ye, doğu ve batı tarafından da, yer seviyesinde iki kapı koyardım.[205]

Oradan girerler, şuradan çıkarlardı’ buyurdu.[206]

‘Kavminin, Kabe kapısını ne için yükseğe kaldırdığını da bilir misin?’ diye sordu.[207] ‘Hayır! Bilmiyorum!1 dedim.[208]

‘Bunu, kavmin, istediklerini içeri almak, istemediklerine engel olmak için yaptılar.[209]

Güya, Kabe’nin şerefini gözetmek üzere, dilediklerinden başka kimse oraya girmesin diye, merdivenini yükselttiler.

Kabe’ye girmesini istemedikleri bir kimseyi, merdivenden çıkmakta serbest bırakırlar, kapıya kadar çıkıp tam içeri gireceği sırada ise merdivenden aşağı itiveririerdi de, adamcağız düşer giderdi!’ buyur-du”[210]

Amr b. Hüzelî de, bu husustaki müşahedelerini şöyle anlatır

“Ben, Kureyşlilerin Cahiliye devrinde Beytullah’ı, Pazartesi ve Perşembe günleri açtığını gördüm.

Kabe’nin kapıcıları, kapısının önüne otururlardı.

Kabe’ye girmesini istemedikleri bir kimse merdivenden yukarı doğru çıkınca, onu hemen itip aşağı düşürürlerdi.

Bazan, düşürülen adamın sakatlandığı, öldüğü de olurdu.”[211]